-
depresyon
-
herşeyi bırakıp gitme isteği
-
züğürt öğrencilikten bol maaşa geçmeyle ayakların yerden kesilmesi, o yer senin bu yer benim yapılmasıdır:):)
-
her fırsatta istanbula gitme ve gitmek için sürekli bahaneler üretme
-
6 ay sonunda devletten yaklaşık 12000 lira alınması halinde cepte 20 lira kalmasıdır..(ama bu yapılan eve bağıştandır,müsriflikten değil)
-
bekar öğretmenlere yazılmak..
-
öğrenciyken bugün gitmeyim diyebilirken, meslege basladıgınızda böyle bişey söz konusu degildir. iğrenç çalan alarms sesi her gün uyandırır sizi.
-
gülerken birden ağlamaya başlamak sonra da haline gülmek..
-
sınıfa bağırıp çağırdıktan sonra dayanamayıp gülmek ve akabinde sınıfın tekrar eski haline dönmesi..
-
öğretmenliğin üniversite öğretildiği gibi olmamasından kaynaklanan afallama ile tüm idealistliğini yitirme aşamasına gelme..
-
her seyden once, meslekte acemilik,
cevreye yabancilik (oyle ya safranbolu nireeee, viransehir nire),
iki arada bir derede kalmak (kiz ogrencilerin okula devaminin saglanmasi icin ilce milli egitimden baskilar, buna karsilik aillelerin tinlamamasi nedeniyle olanin sana olmasi),
yollarda rezil olmak (ders notlari alacagim diye urfa - istanbul arasi mekik dokunmustur),
-
herkesin sana bilmişlik taslaması, ihtiyarların sürekli tecrübeden bahsetmesii, ünili yılları özlemek, ben zaten burda çok kalmıcamm demek, çocuklara sürekli gülümsemek.... vs. vs...
-
uyuz müdürün yalakalıklarını izlerken ben bunun içinmi okudum dercesıne bakmak ama karsındakının kaf dağında villa yaptırdım daberin var mı dercesıne bakması....
-
sürekli günlük plan, yıllık olan vb. kağıtlar arasında kaybolmak. tabi şimdi bunlar da tarih oldu.
-
ünideyken vize final haftaları hayat çok zor derken, öğretmenliğin ilk yılı hergün hayat çok zor demeye başlamak, bi süre sonra bu kadar cereme bu kadar maaş içinmiydi demek